Gaziantep
BIST 10.93
DOLAR 40.8978
EURO 47.7267
ALTIN 4390.0
BTC/USD 85629.981
Şerif  ÖZDEMİR

Şerif ÖZDEMİR

Mail: parsantiajans@gmail.com

Türklük Fikri ve İslamiyet’in Birleştirici Rolü

Türklük Fikri ve İslamiyet’in Birleştirici Rolü

Türklük fikri, tarih sahnesinde henüz yeni doğmuş bir çocuk gibidir. Emeklemekte, kimliğini aramakta ve kendine bir yol bulmaya çalışmaktadır. Bu fikrin gençliği, onun kırılganlığını ve aynı zamanda potansiyelini gösterir. Ancak bu kırılganlık, Türklerin tarih boyunca yaşadığı dağınıklık ve hafıza kaybıyla birleştiğinde, Türklük fikrinin güçlü bir ideolojiye dönüşmesini engelleyen en büyük sorunlardan biri haline gelmektedir. Bugün Türklerin çoğu, geçmişlerini unutmuş, kahramanlarını ve kültürel miraslarını bir kenara bırakmış durumdadır. Hafızasını kaybeden bir milletin geleceğini inşa edemeyeceği gerçeği, burada en sert şekilde karşımıza çıkar.
İslamiyet ise tam tersine, asırlar boyunca güçlü teşkilatlar kurmuş, coşkun heyecanlar uyandırmış ve sağlam bir birlik meydana getirmiştir. Selçuklu’dan Osmanlı’ya kadar Türklerin siyasi ve kültürel birliğini pekiştiren unsur, İslamiyet olmuştur. Bugün birleşmesi muhtemel Türklerin büyük çoğunluğunun Müslüman olması, Türklük fikrinin geleceği açısından kritik bir avantajdır. İslamiyet, Türklük fikrinin boşluklarını doldurabilecek tek güçlü unsur olarak öne çıkmaktadır. Ancak bu, Türklük fikrinin İslamiyet’e tamamen bağımlı olması anlamına gelmemelidir. Aksine, İslamiyet ile Türklük arasında bir sentez kurulmalı; Türklük fikri İslamiyet’in disiplininden ve birleştirici ruhundan beslenerek kendi ideolojik altyapısını inşa etmelidir.
Türklük fikrinin bugünkü zayıflığı, teşkilatsızlık ve ortak heyecanın yokluğundan kaynaklanmaktadır. İslamiyet’in ümmet bilinciyle sağladığı coşkun heyecan, Türklük fikrinde henüz yeterince güçlü değildir. Bu nedenle Türklük fikri, romantik bir hayal olmaktan çıkıp somut bir ideolojiye dönüşmek zorundadır. Sert bir gerçek şudur: Türk milliyetçiliği, sadece etnik bir çağrı değil; aynı zamanda kültürel, ahlaki ve manevi bir bütünlük talebi olmalıdır. İslamiyet’in ahlaki değerleri, Türklük fikrinin dağınıklığını toparlayacak bir disiplin sağlayabilir. Bu disiplin olmadan Türklük fikri, dağınık bir hayalden öteye geçemez.
Sonuç olarak, Türklük fikri henüz yeni doğmuş bir çocuk gibi zayıf ve kırılgandır. Ancak İslamiyet’in birleştirici gücüyle büyüyebilir, gelişebilir ve sağlam bir kimlik kazanabilir. Türklerin büyük çoğunluğunun Müslüman olması, bu fikrin geleceği için büyük bir avantajdır. Türklük fikri, İslamiyet’in disiplininden ve birleştirici ruhundan beslenmeden güçlü bir milliyet ideolojisine dönüşemez. Bu dönüşüm, Türklerin hafızalarını yeniden kazanması, geçmişlerini hatırlaması ve geleceğe bu bilinçle yürümesiyle mümkündür.

Yorum Yazın

Ana Sayfa
Web TV
Foto Galeri
Yazarlar