Gaziantep
BIST 10.93
DOLAR 40.8978
EURO 47.7267
ALTIN 4390.0
BTC/USD 85629.981
Sibel ÇAĞLAYAN

Sibel ÇAĞLAYAN

Mail: sibel@gmail.com

ÖZ GÜRÜLTÜ

ÖZ GÜRÜLTÜ

Farkında olmadan ne çok kalabalık yaşıyoruz. Annemiz, babamız, kardeşlerimiz, arkadaşlarımız, dostlarımız… İletişimde olduğumuz bize ait olmayan dünya…

Bunca kalabalığın yarattığı gürültü patırtı içinde tabii avazı çıktığı kadar bağırmaktan sesi kısılmış öz benliğimizin acınası hâlinden bihaberiz. Bize dayatılan kurallar, kendimizi koyuvermemizi engellerken içimizde yaşattığımız onca insanın komutunu yerine getirmekten yorgun düşüyoruz, yaşarken anlam veremediğimiz huzursuzluğumuzun kaynağını kurutamadığımız için de kendimizi yiyip bitiriyoruz.

Nedir bu hâller? Gözümüzü açtığımız anda başlıyor yükleme…Terbiye adı altında dizginlerimizi önce annemize ve babamıza teslim ediyoruz. İsteklerimize ve hayallerimize gem vurarak dahiliğimizi sergileyeceğimiz alandan bizi uzaklaştırıp sözde altın bileziği kolumuza geçiriyorlar. ‘’Oğlumu ve kızımı devlet kapısına yerleştirdim. Kimseye muhtaç olmadan yaşayıp gidiyorlar.’’ gibisinden lakırtılarla  öz benliğimizin sesini daha da kısıyorlar.

Her şeyde bir komut içimizden yükseliyor. Kendimiz olarak atacağımız bir adımın devamı gelmiyor.  

Sağlıklı yaşama niyetleniyoruz. Bedenimizdeki fazlalıkların farkına varıp. Oradan bir ses yükseliyor: ‘‘Neyin varmış canım senin. Hem can boğazdan gelir. Hadi, ye; hem bir defalıktan bir şey olmaz.’’

Sabahın erken saatinde yürüyüşe çıkmak istersiniz oradan bir ses yükselir: ’’Aman ha, dikkat et, önüne köpek ya da domuz çıkar!’’

Yurt dışına geziye gitmişsinizdir. Tam kendinize hediye alacaksınız: ‘‘Buradan bir şey alınmaz. Görmüyor musun fiyatları? Hem Türkiye’de daha güzelleri var canım?’’ Almışsanız da kursağınızda bırakırlar.’’ Buna bu kadar para mı verdin? Hiç hesap kitap bilmiyorsun sen?’’ Oysaki kendi kazandığın parayı harcamaktasın o an. Bir anda suçluluk hissettirirler. Hep ürkek yaşamaya başlarsın.

Diyelim ki yemektesin. İçinden bir kadeh içmek geldi. Yine hemen ses yükselir:’’Her yerde içilmez güzelim. Şimdi seninle uğraşmayalım?’’

Ölmüş anne ve babamızın etkilerini daha büyük yaşarız. Kimseye muhtaç olma felsefesiyle büyütüldüyseniz hediye alırken bile suçluluk duygusu peşinizi bırakmaz. Vermeye alıştırılmış benliğiniz almayı beceremez.

Bütün ilişkileriniz, duygularınız, düşünceleriniz, kısaca yaşama biçiminiz ailenizin hamur teknesinde yoğrulur ve şekillendirilir. Toplumun evlilik dayatması, sonrasında sahip olacağınız çocuklarda söz sahibi olmaları bildik örnekler. ‘‘Karı koca arasına girilmez.’’  ayrılıklarda hortlar nedense.

Mutluluğun ve huzurun membasını kurutan bu sesleri susturup kendimizi dinlemeyi öğrendiğimiz an, GERÇEK BENLİĞİMİZ YAŞAMDA VARLIĞINI KANITLAYACAKTIR. SU KATILMAMIŞ HUZUR BUDUR.NE DERSİNİZ?

KENDİMİZİ DİNLEME VE DİNLENDİRME ZAMANINA AKALIM MI?

YOKSA BU DA MI DAYATMA?

Yorum Yazın

Ana Sayfa
Web TV
Foto Galeri
Yazarlar