Bugün karşı karşıya olduğumuz en büyük tehlikelerden biri, küresel şirketlerin ve kirli ilişkilerin hayatımıza sinsice nüfuz etmesidir. Epsteın skandalı, sadece bireysel bir suç hikâyesi değil; aynı zamanda sistemin nasıl yozlaştığını, paranın ve gücün insan onurunu nasıl ayaklar altına aldığını gösteren bir ibret tablosudur. Bu tabloyu görmezden gelmek, aslında suça ortak olmaktır.
Boykot bilinci, işte tam da bu noktada devreye girer. Bir ürünün arkasında hangi ellerin olduğunu bilmek, hangi kirli ilişkilerle piyasaya sürüldüğünü görmek, tüketicinin en temel sorumluluğudur. Epsteın ile bağlantılı şirketler ve aynı ağın parçası olan boykot ürünleri, sadece ekonomik bir tercih değil; insanlık onuruna karşı işlenmiş suçların devamına verilen destektir.
• Çünkü bu ürünler, masumların sömürülmesiyle elde edilen kirli kazançların sembolüdür.
• Çünkü tüketici olarak sessiz kalmak, bu düzenin sürmesine izin vermektir.
• Çünkü her satın alma, bir oy gibidir: ya adaletten yana ya da zulümden yana.
• Çünkü bilinçsiz tüketim, suçluların cezasız kalmasına zemin hazırlar.
Artık gözlerimizi kapatma lüksümüz yok. Epsteın ve benzeri ağların ürettiği ürünleri satın almak, sadece bir alışveriş değil; insanlık suçlarına ortak olmaktır. Bu ürünleri boykot etmek, bireysel bir tercih değil; toplumsal bir zorunluluktur.
Bugün boykot bilinciyle hareket eden her insan, yarının özgür ve adil dünyasına katkı sunmaktadır. Unutmayalım: Bir ürünün etik olmayan geçmişi, onun gerçek fiyatıdır.

Yorum Yazın