Bir genç vardı…
Kalbinde yalnızca vatan sevgisi taşıyan, gözlerinde yalnızca milletin geleceğini gören.
O, yolun başında acıyı tanıdı; çileyi omuzladı. Çünkü biliyordu: vatan sevgisi yalnızca bayrak sallamak değil, gerektiğinde kendi benliğini feda etmektir.
Geriye dönen adam, aslında hiçbir zaman geri dönmedi.
O, her adımında vatanın yaralarını gördü, milletin suskunluğunu işitti.
Her çilesi bir imtihan, her gözyaşı bir yemin oldu.
Karanlık sokaklarda yürürken bile, kalbinde bir ışık taşıdı: Türk’ün bağımsızlık ateşi.
Acı ona yol gösterdi, çile onu büyüttü.
Düşman karşısında dimdik durmayı öğrendi, dost karşısında tevazu göstermeyi.
Vatan sevgisi, onun için bir şarkı değil; bir ömürlük mücadeleydi.
Geriye dönen adam, aslında geleceğe yürüyen adamdır.
Çünkü ülkücü genç bilir:
• Çile, millet için çekildiğinde kutsaldır.
• Acı, vatan için yaşandığında şereftir.
• Sevgi, bayrak için duyulduğunda ebedidir.
Ve o genç, her şeye rağmen dimdik ayakta kalır.
Çünkü bilir ki: Vatan sevgisi, geri dönmeyen bir yolculuktur.
Gözlerinde vatanın ufku,
Yüreğinde milletin yükü…
Her adımda çile, her nefeste acı,
Ama bayrak için dökülen ter, kutsal su gibi.
Geriye dönen adam, aslında dönmez;
Her yara bir iz, her iz bir söz…
“Türk’ün bağımsızlığı için yaşamak,
Ölümden öte bir şereftir.”
Karanlık gecelerde yıldızlara bakar,
Her yıldız bir şehit, her ışık bir umut.
Ve bilir: vatan sevgisi,
Geri dönmeyen bir yolculuktur.
ÇAĞIN DİLİ STRATEJİK EĞİTİM BİLİM VE KÜLTÜR DERNEĞİ BAŞKANI
ŞERİF ÖZDEMİR

Geriye dönen adam aslında hiç dönmedi” cümlesi, ülkücü ahlakın özüdür. Zira biz biliriz ki bazı dönüşler görünüştedir; esas yürüyüş kalpte devam eder. Zindanlar, yalnızlıklar, iftiralar, sessizlikler… Hiçbiri ülküyü söndüremez. Çünkü ülkü, bir heves değil; nesilden nesile aktarılan bir iman hâlidir....Kalemine sağlik reis
Emeğinize yüreğinize sağlık,vatan ve millet sevdasını çok güzel bir şekilde kaleme almışsınız Şerif Bey